Çözümsüzlük siyaseti

TC Dışişleri Bakanı Sayın Çavuşoğlu’nun ziyaretindeki değerlendirmeler, son zamanlarda yaptığımız saptamaları doğrular niteliktedir. Bu da içinde bulunduğumuz koşullarda Türkiye hükümetinin, çözüm için kararlı ve aktif bir siyaset izlemeyeceği konusudur. Bunu gerekçelendirmek adına, Anastasiadis’in gerçekten de dengesiz olan açıklamaları ve güven vermeyen çıkışları gösterilmektedir.  Fakat mesele burada bitmiyor; başlıyor…Kıbrıs’ta müzakere sürecinin oluşturduğu uluslararası mevzuat, Kıbrıslı Türklerin ada […]

Daha Fazlası

“Hakikat sonrası”nı aşmak !

2016 yılında Oxford sözlüğü Post-truth sözcüğünü yılın sözcüğü olarak seçti. “Nesnel hakikatların belirli bir konu üzerinde kamuoyunu belirlemede duygulardan ve kişisel kanaatlerden daha az etkili olması durumu ”diye tanımlanabilecek bir durumdan bahsediyoruz. Yani “toplumsal görüşlerin oluşmasında kişisel inanç ve duyguların bilimsel gerçeklerden daha önemli görünmesi durumu”. “Gerçek ötesi”, “hakikat sonrası” ya da “post olgusal” olarak Türkçeye […]

Daha Fazlası

Dost acı söyler

İçinde bulunduğumuz hal-i pür melal yani acıklı durumun eşsiz örneği, Vicdani red tartışmalarında ortaya çıktı. Çok eğlendik. Yapılan konuşmalardaki büyük savrulmalar arasında neler söylenmedi ki? Sesler yükseldi, efendiler hep bir ağızdan yandık bittik kül olduk diye feryat figan. Bizim sağcıların en tarihi çelişkisi ne olduklarını ve ne istediklerini bilememek. Bu durum “deniz” bitti biteli böyle. Bir […]

Daha Fazlası

12.15

“1982 yılıydı, Hamburg’da Yeşiller Partisinin büyük kongresi yapılıyordu. Kürsüde Rudolf Bahro vardı; Doğu Almanya’da rejime muhalefet eden, daha sonra “Alternatif” adlı kitabı nedeniyle 8 yıl hapis cezasına çarptırılan ve ama Batı’da yükselen büyük tepkiler nedeniyle Batı Almanya’ya sürülen Rudolf Bahro…Bahro, Yeşillerin kurucularından idi ve konuşmasının konusu (kapitalist veya sosyalist) endüstrileşmenin tahrip ve yok ettiği Doğanın-Çevrenin […]

Daha Fazlası

Başka türlü mümkün değil

% 64.91, 24 Nisan 2004 tarihinde, Kıbrıslı Türklerin toplumsal iradesinin en açık göstergesidir. Bu iradenin şekillenmesi ile, Kıbrıslı Türkler yakın siyasi tarihimizde çok belirgin bir tercihe imza attılar:  Kıbrıs adasının Federal bir modelde birleştirilmesi ve Avrupa Birliği üyeliği. 24 Nisan 2004 tarihi kararı bir halk oylaması ile verilmiştir. Bir referandumdur, halkların kendi kaderini tayindir. Bu tarihi kararın […]

Daha Fazlası

Yeni model arayışı

On gün boyunca geceli gündüzlü devam eden bütçe görüşmelerinde sağ muhalefetin, “içinde bulunduğumuz durum”a güçlü çare üretecek kapasiteden yoksun olunduğunu gördük. Hükümet haklı olarak kısa vadede gelir getirici önlem alma olasılığının zorluğundan ve 2019 ile zor bir yıla girileceğinden bahsederken, sağ muhalefet ısrar ve inatla Mali Protokolden bahsetti. Reform yapılacak ve para gelecek, “aha para oraşda” […]

Daha Fazlası

Mekansal Planlama Politikası 

Kuzey Kıbrıs İçin Sürdürülebilir Mekansal Planlama Politika Bildirgesi, Şubat 2016 tarihinde, Bakanlar Kurulundan geçmiş ve ülkenin mekansal planlama ile ilgili vizyonu belirlenmiştir.  Planlama politikasının kısa bir özetini, yaşadığımız felaket öncesinde başlayan emirname tartışmaları bağlamında gündeme taşınan “planlama vizyonu” çerçevesinde değerlendirilmek üzere paylaşmak isterim. “Dünyada ve ülkemizde, çevresel, ekonomik ve sosyal alanlarda değişimler yaşanmaktadır. Küresel ısınma ve […]

Daha Fazlası

Tarih bize bakıyor

Kıbrıs sorunu ile ilgili sürecin nasıl evrileceğine dair karar arifesindeyiz. Bundan sonra, ya BM Genel Sekreteri Kıbrıs Özel Danışmanı Sayın Lute görevi devralır ve Referanduma kadar devam edecek bir döneme kapı açılır, ya da BM Genel Sekreteri Sayın Guterres bu işe girmez. Ne haliniz varsa görün der…Der mi? Hem de nasıl der !BM Genel Sekreteri nitelikli […]

Daha Fazlası