Murat Paker'den mükemmel bir yazı: Üçlü telafi kıskacında Türkiye: Türklük, İslam, Erdoğan

Bizim için çok önemli birilerini ya da bir şeyleri kaybettiğimizde, bir boşluk oluşur; bu boşluk ıstırap verebilir ya da huzursuz edebilir. Bu tür nahoş duygulardan kurtulabilmek için o kaybı telafi edecek yeni bir nesneye ya da duruma tutunmak isteyebiliriz. Peki ya kaybedilen (ya da ciddi sarsıntı geçiren) şey bizatihi özgüvenimizse, özsaygımızsa, o zaman ne yaparız? […]

Daha Fazlası

Yeni bir yaşam için: Yüzleş → Uzlaş → Barış

Aradan, bize göre elli, Kıbrıslı Rumlara göre kırk yıl geçti. Bu zaman zarfında her iki toplum kendi “gerçeği” ile kendi sosyo kültürel yapısını, siyasal ve ekonomik düzenini yeniden yarattı. Tüm çarpıklığına, tüm belirsizliğine, tüm açmazlarına ve dönemsel gerilimlerine rağmen hayat devam etti. Çözüm süreci on yıllar boyunca liderlerin görüşmesine indirgendi. Toplumların birbirinden uzak tutulması hem […]

Daha Fazlası

Siyasette güven aşımı ve Sn. Denktaş’ın açıklaması

Sn.Serdar Denktaş’ın geçtiğimiz hafta, istifa gerekçelerini duyurduğu basın toplantısında kamuoyuna açıkladığı önemli konuların yeterince tartışılmamasını nasıl değerlendirmek gerekiyor? 1. Serdar Denktaş’ın kişisel siyasi serüveninde buna benzer ağırlıkta çok değişik konuları toplum gündemine getirmiş olmasına rağmen, Kıbrıslı Türklerin kendi kendilerini yöneteceği bir sistemin yaratılmasında gerekli adımları atmaması, 2. Aslında malumu ilan etmiş olması, 3. TC Yardım […]

Daha Fazlası

Barış inşa süreci mi; çözüm müzakereleri mi?: Şeytanın bacağı

Bu akşam Cumhurbaşkanı Akıncı ile Kıbrıslı Rum Lider Anastasiades arasında gerçekleşecek yemekli toplantının, yeni dönemin ilk buluşması olarak oldukça önemli olduğunu düşünmekteyim. Liderlerin, yeni müzakere sürecinin yol haritası ile ilgili görüş alışverişinde bulunmasının beklendiği görüşmede, iki Liderin temel konularda birbirlerini yoklayacaklarını düşünmek mümkün. BM’nin, Genel Sekreter’in Kıbrıs Özel Danışmanı Eide aracılığıyla süreci nasıl yöneteceği henüz […]

Daha Fazlası

PASOK örneği üzerine: Bir Partinin İntiharı

2009 yılında yapılan Genel seçimlerde yüzde 44 oy alan bir siyasi parti, nasıl olur da tam beş yıl sonra yapılan seçimlerde yüzde 4.7’ye düşebilir ? Modern Yunanistan’ı kuran parti olan PASOK’un, dönemsel olarak farklı yoğunluk ve tercihte bir siyaset izlemesi ve tarihsel süreç içerisinde kendi iç turarlılığını koruyamayarak siyasi kimlik erozyonuna uğraması bugün ortaya çıkan […]

Daha Fazlası

Avrupa’nın üzerinde dolaşan hayalet!

Syriza’nın yükselişi, Ahmet İnsel’in çok güzel tanımladığı gibi, neo-liberal hegomonyanın çatırdadığına işaret ediyor. Bir koalisyon ittifakı olan Syriza, özelde Yunanistan ancak daha geniş ölçekte Avrupa ülkeleri için önemli bir farklılığa işaret ediyor. Syriza, Yunanistan’ın yüksek borç yükünün yönetilmesi ve yaşanan sosyal yıkımın önüne geçilmesi için ezilenlerden yana bir sosyo ekonomik program ve düşünceler silsilesi ile […]

Daha Fazlası