Bir dostum, geçtiğimiz haftaki yazım okuyunca “Allah korusun Kıbrıs sorununu konuşmak yasaklansa konuşacak mevzu bulamayacağız…boşver be Asım sen çocukları yaz, yüzlerindeki mutluluğu yaz, Çınar’ı yaz, Ela’yı yaz, Deniz’i yaz Emre’yi yaz, Baran’ı yaz..” diye mesaj göndermişti…Ben de çok haklısın diye yanıt verdim, başka ne diyebilirdim ki !
Kıbrıs sorununu konuşmanın sorun çözüldükten sonra doğal olarak gündemden düşeceğini düşünerek, Çetin Altan’ın ünlü ifadesi ile hazineden geçinen ya da Kıbrıs sorunundan beslenen, rant yiyen memurların içine düşeceği boşluğu düşünmek bile insanı şaşırtıyor !
Öncelikle neyi kurduğunu anlamakta herzaman zorlandığım, KKTC 1. Cumhurbaşkanı ciddi bir gündem bunalımı yaşayacak, çünkü sorun çözülmüştür! Kimse kimin ne ölçüde egemen olduğuna bakmadan, bir AB devleti olarak adanın ve her bir bireyin gelişmesi, ilerlemesi herkesin birinci gündemi olacak.
Peki Sayın Denktaş’a bağlı ve adına sivil toplum denen ihtiyar heyeti yani kızıl elmacılar ne yapacak? Nereden nemalanacak? Nasıl ayakta duracak? Kimi protesto edecek? Kime plaket verecek? Gerçekten bu da zor bir durum…
Allah korusun öyle bir durumda, varlıkları statükonun devamına adanmış TC diplomatları çok zor günler geçirir. Çoğunluğu Kıbrıs sorununun arkasına sığınarak yıllarca Türkiye’yi içine kapatan kuşatan düşüncenin mimarları nasıl bir görev üstlenecek? Ciddi ciddi üzerinde durulması gereken bir konu…
Peki asker ve sivil uzantıları nasıl bir görev yüklenecek? Bir düşünür müsünüz?
Sermayeye ne demeli… yıllarca KKTC – KKTC diyerek izolasyondan nemalanan, millete pahalı mal yediren, devlet ihalelerinden yararlanmak için gerektiğinde şükrancı gerektiğinde çözümcü olan, Rum mallarını yabancılara satmayı akıllılık sanan, kısa günün karı anlayışı ile renksiz, ruhsuz kişilikten yoksun bir renge bürünen burjuvalaşmaktan yoksun bu kesimimize ne diyeceğiz…Yeni duruma, kurallara, tüzüklere, yasalara nasıl uyum sağlayacaklar…
Doğrudur, Güney’de de yukarda saydıklarımın bire bir karşılığı, hatta belki de da fazlası var…Gizli açık işler çeviren, kendisini AB üyesi olarak güvende sanan, dünyanın süper gücü Kıbrıs Cumhuriyeti’nin de sözde Belediyelerinden tutun, Girne’ye dönme hareketine kadar pek çok kurum, kuruluş ve birey boşluğa düşer.
Düşmez mi?
Bu boşluğu doldurmak kolay mı?
Peki çözümle birlikte doğacak bu türden işsizler ordusuna ne iş bulacağız… Ekonomistlerin ve siyasilerin yeni bir Bakanlık önermeye ihtiyacı olabilir. Haddimi aşarak adına, “Kıbrıs Sorunundan Geriye Kalanlar Bakanlığı” diyebiliriz diye bir isim aklıma gelmiyor değil. Birileri oturup bu insanlara bir meşguliyet yaratmak durumunda değil mi, allah korusun bir de yalnız bırakılırlarsa…
Sonra, yeniden kitapları ve kavramları zorlamak gerekecek, neo liberalizm mi, sosyal devlet mi çözer yeni işsizliği diye ?
Yere göğe bayrak dikmeyi milliyetçilik zanneden ve bu tür psikolojik savaş yöntemleri ile üstünlük sağlamayı marifet sayanlara ne iş vereceğiz.
Ya akademisyenlere, yazarlara çizerlere ne diyeceğiz, bir çözüm sonrası…Ne yazıp çizecekler
Bu iş gerçekten zor…Kıbrıs sorunu artık bir araç, bir varoluş aracı…Alan da memnun satan da…
Birilerinin hayatı o sorunla anlamlı, bir diğerlerinin ise anlamsız. Bugün konu biraz da budur aslında…
* * *
Çocuklara dair ne yazabilirim. Olmasalar ne kadar dayanılır olurdu, bu topraklar emin değilim. Elimden onlara Aziz Nesin’in bir şiirini hediye etmekten başka birşey gelmiyor, inanın.
ÇOCUKLARIMA
Diyelim ıslık çalacaksın ıslık
Sen ıslık çalınca
Ne ıslık çalıyor diye şaşacak herkes
Kimse çalamamalı senin gibi güzel
Örneğin kıyıya çarpan dalgaları sayacaksın
Senden önce kimse saymamış olmalı
Senin saydığın gibi doğru ve güzel
Hem dalgaları hem saymasını severek
De ki sinek avlıyorsun sinek
En usta sinek avcısı olmalısın
Dünya sinek avcıları örgütünde yerin başta
Örgüt yoksa seninle başlamalı
Say ki hiçbir işin yok da düşünüyorsun
Düşün düşünebildiğince üç boyutlu
Amma da düşünüyor diye şaşsın dünya
Sanki senden önce düşünen hiç olmamış
Dalga mı geçiyorsun düşler mi kuruyorsun
Öyle sonsuz sınırsız düşler kur ki çocuğum
Düşlerini som somut görüp şaşsınlar
Böyle bir dalgacı daha dünyaya gelmedi desinler
Dünyada yapılmamış işler çoktur çocuğum
Derlerse ki bu işler bişeye yaramaz
De ki bütün işe yarayanlar
İşe yaramaz sanılanlardan çıkar
Aziz NESİN