Murat Paker ile Söyleşi: Tehdit Algısı ve Omurilik Tepkisi

Söyleşen : Siren İdemen , Söyleşilen : Murat Paker 03 Kasım 2006 Linci diğer şiddet-saldırı eylemlerden ayıran nedir; nasıl tanımlayabiliriz? Linç kavramı 1700’lerin sonları, 1800’lerin başlarında, Lynch soyadlı Amerikalı bir yüzbaşının adından geliyor. ABD’de, güney eyaletlerinde, mahkemelerin erişemedikleri yerlerde suç işlediği düşünülen insanların mahkeme süreci takip edilmeden kırbaçla cezalandırılmasına imkan veren bir ‘Lynch yasası’nın mimari […]

Daha Fazlası

Borç Krizinden, Finansal Krize doğru…

Deutsche Welle, Korkut Boratav ile yaptığı söyleşide, Boratav hoca adım adım ekonomik krizin ne olduğunu, nereden kaynaklandığını, çözümün ne olabileceğini anlatıyor…  Bugün köşemde, hocanın söyleşisinden birkaç önemli noktayı sizinle paylaşmak isterim. Kıslatmadan kaynaklanan yanlış anlaşılmaları önlemek için tamamını mutlaka okumanızı öneririm.(https://www.dw.com/tr/boratav-finansal-kriz-imf-programı-ile-önlenir/a-45018577) Bir terim ile tanımlanmak istiyorsa esas olarak ödemeler dengesinden kaynaklanan bir krizdir. Dünya sisteminin yükselen […]

Daha Fazlası

Malumu ilan edince kopan fırtına…

Benim açık sorum şudur: Olası bir çözüm için Garantör ülkeler, “tek yanlı müdahale” hakkını da içeren bir uzlaşıya varmış ve örneğin 650 Türk 900 Yunan askerin adada konuşlanmasını kararlaştırmış olsa, bu çerçevede 1960 Güvenlik sistemi revize edilse, bugün “yandık bittik” diye Federasyon isteyenlere saldıran çevreler, çözümü sahiplenip, “tamamdır, sorun bizim için çözülmüştür”, diyecekler midir ?Ben […]

Daha Fazlası

Alternatif Yol !

Ağırlıklı olarak siyasete yeni giren kesimlerin gündeme getirdiği, Kuzey Kıbrıs’taki yaşamın “normalleştirilmesi”nden benim anladığım şudur: KKTC’deki rejimin, Kıbrıslı Türklerin egemenliğinde yeniden inşa edilmesi. Bugün, vesayet rejimi olarak niteleyebileceğimiz düzeni, Türkiye devletinin etkin ve fiili varlığının kuzeydeki hayatın her alanında hegemonya kurarak yarattığı ortamı, dönüştürmek. Yani, demokrasiyi ete kemiğe büründürmek.Kıbrıslı Türklerin, kendi kendilerini yönettikleri bir rejim kurmak. Bu […]

Daha Fazlası

Postacı BM ve Lute’un gelişi…

BM Genel Sekreterinin temsilcisi olarak adaya gelecek olan Sayın Lute’un, taraflarla görüşüp Genel Sekretere rapor sunmasının ardından yeni bir değerlendirme yapılacağı, eğer şartlar olgunlaşmış ise yeni bir yol haritası çizileceğini düşünebiliriz.  Crans Montana'daki başarısızlıktan sonra uluslararası camianın yeniden yola çıkma hazırlıkları yapması önemli olmakla birlikte, tarafların son günlerde yine karşılıklı suçlama, dışlama, ötekileştirme oyununa yönelmesi […]

Daha Fazlası

Yorumsuz

“Anavatan- Yavruvatan” politikasından vazgeçmeliyiz. Bu politikanın ruhunda acındırma vardır, acizlik vardır, sızlanma vardır, dilenme vardır, tembellik vardır, kolaycılık vardır, hazırlopçuluk vardır. Ananın memesindeki sütü, emme basma, tulumba gibi emerek sömürme vardır, muhtaçlık vardır, boyun eğme vardır, şamar vardır, tokat vardır, tekme vardır, baskı vardır, sopa vardır, ama kişilik, kimlik, gurur, onur yoktur.İnsan Anavatan–Yavruvatan politikasına yattı […]

Daha Fazlası

ANWAR SHAİKH’İN GÖZÜNDEN KAPİTALİZM: REKABET, ÇATIŞMA, BUNALIMLAR

Anwar Shaikh’in Kapitalizm: Rekabet, Çatışma, Bunalımlar (Capitalism: Competition, Conflict, Crises) kitabı 2016 yılında İngilizce yayımlanmasının ardından geçtiğimiz günlerde Kırmızı Yayınları tarafından Ümit Şenesen’in çevirisiyle Türkçe olarak basıldı. Ahmet Tonak ile birlikte kaleme aldığı Milletlerin Zenginliğinin Ölçülmesi: Ulusal Hesapların Ekonomi Politiği (Shaikh ve Tonak, 2012) kitabı ilk basımının üzerinden geçen yaklaşık yirmi beş yıla rağmen alanının […]

Daha Fazlası

Popülizm Savaşlarının Ön Saflarında – Anton Jäger

“Tabii ki popülistim.” Fransa’daki cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olan Jean-Luc Mélenchon bu sözleri Eylül 2010’da haftalık Fransız dergisi L’Express’e verdiği uzun bir röportajın sonlarında sarf etmişti. Vaktiyle bu çarpıcı ifade kamuoyunun dikkatini çekmek için kullanılmış olsa da Mélenchon’un sözleri şüphesiz Avrupa’da solun gideceği yön ile ilgili güçlü bir öngörü içeriyordu. Avrupa solu, kitle yağmacılığı ve postmodern […]

Daha Fazlası